Zaman hızla geçiyor derken, gözlerimi açıp kapadığımızda koskoca görünen bir yılın daha bitmesi birkaç saniyeden fazla almadı. Hatta yılın değişmesi farklı ülkelerde göreceli farklı zamanlarda gerçekleşti, bizde kendi zamanımızı bekledik.
Dünyamızda 2025 yılında gördüğüm en temel konu eşitsizliklerin artması, globalleşme konuştuğumuz son 5-10 yıl içinde bu eşitsizlik durumunun artış eğilimi eğrisinin eğiminin keskinleşen biçimde arttığı. Kendi adıma karınca misali; eşitsizliklerin azalması için üzerime ne düşerse yapmaya çalışıyorum. Karşılaştığım eşitsizlikleler ile mücadele de ediyorum. Her ne yaparsak yapalım belli dönemlerde geçmişi analiz etmek gerekiyor. Bu takvim değişimi yönettiğim şirkete mecburi dolaylı olarak da bana muhasebenin hatırlatıcısı oluyor.
2025 yılına dair şirketler mecburi de olsa muhasebelerini yaptılar ve bir hesap dönemini daha yakında kapatacaklar.
Bizlerin de kişisel muhasebemizi yapmamız gerektiği günlerin senenin ilk günlerin olduğunu düşünüyorum. Geçen sene hedeflerimiz neydi? Ne kadarını başardık ne kadarında başarısız olduk.
Tecrübe hanemizdeki yılın rakamsal değişiminin kariyer yolculuğumuza marjinal faydası ne oldu ?
Bu soruyla başladım, sonra hiçbir şey için geç de değil ancak erken de değil diyerek haftanın son gününe başlayıp hedefe yönelik planlamanın ilk adımlarını atarak günüme devam ettim. Birkaç saatlik bu süreç nefes alıp enerji toplamak için çok iyi geldi.
Sonuç ? İleriye bakıp yeşilliklerin içinde yatan hazineleri aramaya devam.

No responses yet